İdil Biret

Harika çocuktan, dünyanın en geniş repertuvarlı piyanistine

Ünü Türkiye'yi aşan ve dünyanın dört bir yanında "müzikal fenomen" olarak görülen İdil Biret için müzik hayatın ta kendisi. Beş kıtayı kapsayan konserler veren ve yüzlerce ödül alan sanatçı, heyecanını ve gücünü kaybetmediği sürece hayatından yani müzikten kopmayacağını söylüyor.

Müzisyen bir ailenin kızı İdil Biret. "Annem ve babaannem piyano, kuzenlerim ise keman çalardı. Benim de müziğe ilgim buradan geliyor. Onların zamanında sahneye çıkmak pek iyi karşılanmadığından belli bir noktada kalmışlar. Ancak ben daha şanslıydım ve ailemin büyük desteği sayesinde onların arasından çıkan ilk profesyonel müzisyen oldum" diye anlatıyor ailesinin müzikal hayatındaki yerini. İki yaşında müziğe ilgi duymaya başlayan ve beş yaşında bu ilginin olağandışı bir müzik yeteneğinden kaynaklandığı keşfedilen sanatçı, bugün olduğu gibi o zaman da Türk ve Avrupalı müzisyenlerin hayranlığını kazanmış.

Dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü sayesinde çıkarılan "Harika Çocuklar Yasası"ndan yararlanarak ailesiyle birlikte Fransa'ya öğrenime gönderilmiş. Yeteneğinin yanı sıra Paris'te birçok ünlü müzisyen ve hoca ile çalışması mıdır İdil Biret'i İdil Biret yapan bilinmez ama o müziğe ilk adım atışların önemine inanıyor. İlk derslerini Mithat Fenmen gibi bir ustadan almanın kendisi için büyük bir şans olduğunu vurguluyor. İdil Biret kendini ve ömrünü müziğe adamış. Ünü ülke sınırlarını aşan ve dünyanın en geniş repertuvarlı piyanisti unvanına sahip olan Biret’e, “Müziğe ve piyanoya ne kadar vakit ayırdınız?” diye sorduğumuzda, "Çalışmaları saatlere sığdıramazsınız. Ben sürekli çalıştım ve hâlâ çalışıyorum. Aslında burada önemli olan kaç saat çalıştığınızdan çok çalışmalarınızın kalitesi. Bol bol okumak, kültürünü genişletmek ve sentez yapabilmek yani kendini geliştirebilmek çok önemli" diye cevap veriyor.

Giderek ticarileşen ve tüketim kültürünün egemen olduğu müzik piyasasında gerçek anlamda kaliteli müzik üretmenin çok zor olduğunu vurgulayan Biret, müziğin bir vokasyon ve inanç meselesi olduğuna inanıyor. Müzik piyasasını içinde her şeyi bulabildiğimiz hipermarketlere benzeten sanatçı, genç müzisyenlere, çok zor durumda kalsalar dahi inanmadıkları halde sırf para için müzik yapmamaları, her şeyden önce benimsedikleri şey için uğraşıp emek sarfetmeleri önerisinde bulunuyor.

Hükümetin devlet sanatçılarının emekli edilmesine yönelik hazırladığı ancak mecliste onaylanmadığı için uygulanmayan yasa tasarısı hakkında, "Sanatçı emekli olmaz. Bunu düşünmek çok yanlış. Sanata ve sanatçıya sınır koyamazsınız. Horszowski ilk konserini 90 yaşında verdi. Bu bedensel olarak sağlıklı olmanın ötesinde, içindeki müzik aşkını ve heyecanını kaybetmemekle ilgili" diyor.

İdil Biret kimdir?

İlk piyano derslerini Fenmen'den aldı. TBMM'nin çıkardığı özel kanunla yedi yaşında Fransa'ya gönderildi. Nadia Boulanger'nin gözetiminde Paris Konservatuvarı'nın yüksek piyano, eşlikçilik ve oda müziği bölümlerini birincilikle bitirdi. Beş kıtayı kapsayan sayısız konserlerinde Boston Senfoni, Leningrad Filarmoni, Leipzig Gevvandhaus, Dresden Staats Kapelle, Sidney Senfoni, Tokyo Filarmoni, Paris Senfoni gibi orkestralarla Boult, Kempe, Keilberth, Sargent, Monteux, Leinsdorf, Scherchen, Rozhdestvensky, Mackerras gibi ünlü şeflerin yönetiminde çaldı. Montreal, Royan, Atina, Persepolis, Berlin, Ruhr dahil olmak üzere birçok uluslararası festivale katıldı.

"Uluslararası 1. İstanbul Festivali"nde Yehudi Menuhin ile Beethoven'in sonatlarını, 1986 "Montpellier Festivali"nde Beethoven Senfonileri'nin Liszt tarafından yapılan piyano uyarlamalarının tamamını dünyada ilk kez dört konserde seslendirdi. Kraliçe Elisabeth (Belçika), Van Cliburn (ABD), Busoni (İtalya), Liszt (Almanya) gibi birçok uluslararası piyano yarışmasında jüri üyeliği yapan İdil Biret'in aldığı ödüller arasında "Lili-Boulanger" (Boston), "Harriet Cohen/Dinu Lipatti" (Londra), Polonya hükümetinin "Kültür Liyakât" ve Fransız hükümetinin "Chevalier de I'Ordre National de Merite" nişanları da bulunuyor. 73 yılından beri Devlet Sanatçısı olan Biret'in, bugüne kadar seslendirdiği plakların sayısı 45 adet CD ile birlikte 60'ı aşıyor. Bunlar arasında plak tarihinde ilk kez komple proje halinde seslendirilen Beethoven/Liszt Senfonilerinin tamamı, Chopin'in bütün piyano eserleri, Brahms'ın bütün solo piyano eserleri ve konçertoları, Rachmaninof'un bütün piyano eserleri yer alıyor. Pek çok eleştirmenin hayranlığıyla karşılanan bu eserler, sanatçının "çağımızın en önde gelen piyano ustalarından biri" olduğunu kanıtlıyor.

| Bu söyleşi, Ocak 2005 tarihli Ege’de Sekizinci Gün gazetesinde yayımlanmıştır.

"Müzik hayatın ta kendisi"

Derya Şahin Şan