Giresun Kuş Köy Dağların Dili

Giresun’un iç kesimlerinde, vadilerin birbirine karıştığı yerle bir köy vardır: Kuşköy.
Adı boşuna değildir; çünkü burada insanlar kuş gibi konuşur.
Rüzgârın, dere sesinin, orman uğultusunun arasında yankılanan bir ıslık sesi duyulur —
dağdan dağa atlayan, bulutların içinden geçen, bazen bir selam, bazen bir haber taşıyan ince bir ses.

Bu ıslık, bir oyun değil, bir gerekliliktir.
Köy evleri birbirinden uzak, dağlar dik, yollar zordur.
Telefon hattı çekmez, ses insanın gücüne yetmez.
Ama doğa, kendi çözümünü öğretmiştir:
Kuşköylüler kelimeleri ıslığa çevirir.
Bir selam, bir çağrı, bir uyarı — her biri farklı bir ton, farklı bir yön.
Dağların icat ettiği bir dil;
doğanın zorunluluktan doğurduğu akustik bir alfabe.

Sabahları vadiden vadiye ıslıklar duyulur.
Bir annenin oğlu için yolladığı “yemeğe gel” çağrısı,
bir çobanın sürüsüne verdiği komut,
bir gencin sevdiğine fısıldadığı gizli yanıt —
hepsi havada aynı yankıyla süzülür.
Ses, burada mesafe tanımaz.

Kuşköy’ün ıslık dili, bir zamanlar günlük yaşamın sesiydi.
Şimdi UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Mirası olarak korunuyor.
Ama köylüler için hâlâ en basit, en doğal haberleşme biçimi.

Giresun’un dağlarında ses, kelimeden önce gelir.
Burada dil, ağızdan değil, dudaktan ve dağdan çıkar.
Ve o ıslıklar, tıpkı kuşların şarkısı gibi, yalnızca ses değildir;
coğrafyanın, insanla kurduğu ortak aklın melodisidir.

Giresun Kuşköy ıslıkla haberleşen insanlar
Giresun Kuşköy ıslıkla haberleşen insanlar