Kemençenin Çığlığı
Karadeniz'in ruhunu anlamak için, kulaklarınızı o sarp yamaçlardan yankılanan tiz ve keskin sese vermelisiniz. Bu, sadece bir enstrümanın tınısı değildir; Karadeniz’in hırçın dalgalarının, dik yamaçlara tutunan insanların ve bitmek bilmeyen bir gurbet sancısının notaya dökülmüş halidir.
Bir Ağacın Kalbinden Gelen Feryat
Kemençe, henüz bir ağaç dalıyken başlar hikâyesine. Genellikle erik veya ardıç ağacının gövdesinden, sabırla oyularak şekillendirilir. Usta, ağacın kalbini oyarken ona bir ses, bir nefes verir. Üzerine gerilen o üç ince tel, adeta Karadeniz insanının sinir uçları gibidir. Yayın tellere ilk temasıyla birlikte yükselen ses, bazen bir fırtınanın uğultusu kadar sert, bazen de sevdiğinden ayrılmış birinin hıçkırığı kadar hüzünlüdür.
Horonun Temposu ve Terleyen Eller
Kemençe çalınmaya başladığında, zamanın akışı hızlanır. O meşhur "atışma" ritimleri yükseldiğinde, sadece yay değil, etraftaki her şey titremeye başlar. Bir düğün alayında ya da bir yayla şenliğinde kemençenin o kıvrak melodisini duyduğunuzda, ayaklarınızın yerdeki toprağı dövmesine engel olamazsınız. Kemençeci parmaklarını tellerin üzerinde bir cambaz gibi gezdirirken, çıkan ses aslında Karadeniz'in karakter özetidir: Asla yerinde duramayan, her an patlamaya hazır bir enerji ve hemen ardından gelen hüzün.


Gurbetin ve Vuslatın Yankısı
Kemençenin sesi sadece neşeyi anlatmaz; o, gurbete gidenlerin arkasından dökülen yaşların da sesidir. Bir liman kahvesinde ya da bir dağ köyünün puslu akşamında, kemençeden dökülen ezgiler, Karadeniz’in gri sislerine karışır. O an anlarsınız ki; bu üç tel, bir balıkçının fırtınayla olan kavgasını, bir sevdalının söyleyemediği sözleri ve bir gurbetçinin memleketine duyduğu özlemi taşır.
Keşfetmeye Hazır mısın? Bir dahaki sefere bir kemençe sesi duyduğunda, sadece ritme odaklanma. O sesin içindeki "titreşimi" hissetmeye çalış. Yayın tele sürtünürken çıkardığı o seste, binlerce yıllık bir göçün, sarp dağlardaki yaşam mücadelesinin ve bir halkın dizginlenemeyen neşesinin gizli kodlarını bulacaksın.
Derinleşmek için: Kemençenin neden tam "üç" teli olduğunu ve yayın yapımında neden özellikle "at kuyruğu" kılı tercih edildiğini merak ediyor musun? Bu organik dokunuşun, sesin o doğal ve hırçın tınısına nasıl dönüştüğünü araştırmak, seni Karadeniz’in gerçek ruhuna bir adım daha yaklaştıracak.