Datça Bademi
Datça’da hayat, takvimlerin mekanik ilerleyişine değil, badem ağaçlarının çiçek açma vaktine göre şekillenir. Henüz kışın ortasında, şubat ayı gelip çattığında yarımada bir gecede beyaza bürünür. Bu kar değil, kışın bittiğini müjdeleyen badem çiçeklerinin bembeyaz örtüsüdür. Dünyanın en nadide bademlerinden biri olan "Nurlu", adını sadece pürüzsüz renginden değil, sanki içine hapsolmuş o efsunlu Ege ışığından alır.
Güneşin ve Meltemin Meyvesi
Datça bademini diğerlerinden ayıran en temel özellik, onun "sabırlı" doğasıdır. Akdeniz’in iyotlu rüzgârı (meltem) ile Ege’nin yakıcı güneşi arasında mekik dokuyan bu meyve, mineralini kireçli toprağın en derinlerinden çeker. Bir "Nurlu" bademini elinize aldığınızda, onun diğer bademlere göre daha iri ve dolgun olduğunu hemen fark edersiniz. O, doğanın mutfağından çıkmış en değerli meyvelerden biridir.
Nurlu bademi ağzınıza attığınızda, damağınızda beklediğiniz o sert kuru yemiş hissi yerine şaşırtıcı bir tazelik uyanır. Isırıldığı anda ağza yayılan hafif tatlı, kremamsı ve taze sütü andıran hoş koku, Knidos’un rüzgârının bademin içine fısıldadığı bir sır gibidir. Bu lezzet o kadar yoğundur ki, bir tane yediğinizde sanki Datça’nın o meşhur, insanı gençleştiren havasını bir lokmada ciğerlerinize çekmiş gibi hissedersiniz.

