
TRABZON
Gökten İnen Orman, Denize Yazılan Destan
Ağaçların bulutlarla, kıyıların hırçın dalgalarla kucaklaştığı yerdir Trabzon. Karadeniz’in bu mağrur şehri, dalgaların kayaları döverken çıkardığı o bitmek bilmeyen ritmin, dik yamaçlara asılı kalmış yayla evlerinin ve binlerce yıllık bir imparatorluk hafızasının ete kemiğe bürünmüş halidir.
Trabzon; gümüş bir hamsi gibi parlayan denizi, sisler altındaki manastırları ve kemençenin tınısında gizlenen o "yerinde duramayan" ruhuyla, Anadolu’nun en şahsiyetli kentlerinden biridir.
Sislerin İçindeki Muhafız: Sümela Manastırı
Trabzon’un kalbine giden yol, Altındere Vadisi’nin dik yamaçlarından gökyüzüne tırmanır. Sümela Manastırı, insan elinin doğayla girdiği en imkansız iddialardan biridir. Sarp bir kaya kütlesinin tam ortasına, sanki oraya gökten bırakılmışçasına yerleşen bu manastır, yüzyıllar boyunca inancın ve inzivanın kalesi olmuştur. Sisler dağılıp da manastırın o görkemli silueti ortaya çıktığında, insanın taşın sabrına duyduğu saygı bir kat daha artar. İçerideki fresklerde can bulan hikâyeler, Trabzon’un sadece bir liman değil, aynı zamanda bir ruhani merkez olduğunu anlatır.
Altın Postun ve İpek Yolunun Kapısı
Tarihin tozlu sayfalarında Trabzon, Doğu ile Batı’nın el sıkıştığı o kritik kapıdır. Antik çağın "Altın Post" efsanelerinden Marco Polo’nun seyahatlerine kadar, Trabzon Limanı her zaman dünyanın zenginliklerini bağrına basmıştır. Ayasofya (Trabzon), geç Bizans mimarisinin en zarif örneklerinden biri olarak, kentin çok katmanlı kimliğini taşa kazır. Duvarlarındaki kabartmalarda ve tavanındaki mühürlerde, kentin hem Hristiyan hem de Müslüman geçmişinin izleri birbirine karışır. Trabzon, her zaman biriktiren, harmanlayan ve kendi potasında eriten bir "kültür başkenti" olmuştur.
Zigana’dan Uzungöl’e Yaylaların Nefesi
Trabzon’da şehir biter, ama keşif bitmez. Zigana Geçidi, Anadolu’nun içlerinden gelen o kuru sıcağın, Karadeniz’in nemli ve serin nefesiyle çarpıştığı bir sınırdır. Sis denizinin üzerinde yüzen yayla evleri, doğa ve insan ilişkisinin en güzel tablolarından birini yansıtır. Uzungöl, iki dağın arasına sıkışmış bir zümrüt kolye gibi dururken; kentin yükseklerine çıktıkça soluduğunuz hava, sadece ciğerlerinizi değil, ruhunuzu da tazeler. Burada zaman, yayla çiçeklerinin telaşıyla, horonun o baş döndürücü temposu arasında salınır.


Islak Toprak ve Soğuk Bakır
Kazaziye’nin İnce Sırrı: Trabzonlu ustaların elinde gümüşün bir saç teli kadar incelip örülmesiyle oluşan Kazaziye işlemesi... Parmak uçlarınızda hissettiğiniz o metalik yumuşaklık, kentin zanaattaki dehasıdır.
Bakırın Sıcaklığı ve Sürmene Çeliği: Bir yanda dövme bakır kazanların pürüzlü, sıcak yüzeyi; diğer yanda Sürmene bıçaklarının o meşhur, jilet gibi keskin ve soğuk çeliği. Trabzon’un, sert ve dayanıklı yüzünün yansımasıdır adeta.
Toprağın Nemli Kokusu: Yağmurun ardından orman içindeki patikalarda yürürken ayağınızın altında ezilen çam iğneleri ve ıslak toprak Trabzon’un gerçek tenidir.
Horonun Diz Vuruşu
Horon, sadece yöresel bir dans değildir; Trabzon insanının doğayla olan kavgasının ve barışının ritmidir. Dalgaların kıyıya vuruşunu, rüzgârın ağaçları sallayışını ve hamsinin sudaki çırpınışını taklit eden o sert ayak vuruşları, bir toplu direniş ayini gibidir. Trabzon’da horona kalkmak, yanındakiyle omuz omuza verip dünyanın bütün dertlerine karşı birlikte meydan okumaktır.




Kemençenin Çığlığı ve Hırçın Dalgalar
Trabzon’u duymak, o bitmek bilmeyen tempoya ortak olmaktır:
Kemençenin Çığlığı: Karadeniz’in o bitmeyen enerjisi sadece bir yay ve üç telle duyulabilirsiniz. Kemençeden yükselen o kıvrak ve kimi zaman hüzünlü ses, Trabzon insanının karakterini yansıtır: Hem sert, hem duygusal, hem de durdurulamaz bir heyecan dolu.
Fırtınanın Kayadaki Yankısı: Trabzon sahilinde denizin grileştiği anlarda, dalgaların kayalara çarparken çıkardığı o gök gürültüsünü andıran ses; kentin doğaya karşı verdiği o ezeli mücadelenin sesidir.
Hamsinin Suyun Üzerindeki Dansı: Kış sabahları limanda, ağlar çekilirken binlerce hamsinin aynı anda kuyruk sallamasıyla oluşan o metalik titreme; şehrin bereket şarkısıdır.


Trabzon'u Keşfedin!
Şehri adımlarken daha fazlasını keşfetmek için rotanızı çizin...